<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	>

<channel>
	<title>erkek &#8211; Basgann</title>
	<atom:link href="http://basgann.com/tag/erkek/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://basgann.com</link>
	<description>Erkek Dergisi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 25 May 2016 09:51:17 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.4.1</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">81156677</site>	<item>
		<title>dısclaımer ! random sıgns ( rastlantısal işaretler )</title>
		<link>http://basgann.com/gideri-olmayan-yazilar-20/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=gideri-olmayan-yazilar-20</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Basgann]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 May 2016 12:08:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editörler]]></category>
		<category><![CDATA[rs]]></category>
		<category><![CDATA[Editör]]></category>
		<category><![CDATA[erkek]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[köşe yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[yazar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://basgann.com/?p=7380</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uyarı: Sevdiklerine daha çok değer ver. &#160; 15. yazıda bahsettiğim bir şarkı vardı, Moskova’da neredeyse her sabah radyoda o çaldı. Ne ilginç, dedim, anlamlı olabilirdi, paylaşacak birileri olsaydı, ya da ne bileyim bir önemi olsaydı. İşaretlerden filmler bile var. Shamalayan’ın öyle bir filmi de vardı, uzaylılarlı. Truva’da da baş dinci savaşı tahmin ediyordu. Hektör karşı çıkıyordu. &#160; İşaretlerin yan konusu da rastlantılar. O da mistik, fakat oldukça da düşündürücü. İşin aslı, bilmiyoruz, fakat iki düşünce yarışıyor. Birinci, geleneksel düşünce, her şeyin bir nedeni olduğu, tam nedensel yaklaşım. Albert diyor mesela, tanrı zar atmaz diye. İkinci düşünce ise yakın dönemi içeren, olasılıklar esaslı bir dünya, matematiği için de belirsizlik ilkesi var, bkz. Heisenberg. Benim merak ettiğim ise nasıl olduğu kendi deneyimlerinin. Sonuçta insanız. Merak ettim şimdi, gel de otobiyografi ara. &#160; Bir iki ay oluyor, konuya bilimsel bir açıklama bulayım dedim. Teoride en mantıklı açıklama bence algıda seçicilik! Yani bin tane işaret içinden, insan kendine tanıdık olanı seçiyor, diğerleri üzerinde durmuyor bile. Örneğin radyoda yüz farklı şarkı içinden bir tanesi, benim için taşıdığı öneme göre daha bir ilgilendiriyor. Alakasız yerlerde bu şarkıya denk geliyor olmamı bir çok nedene bağlayabilirim. İstersen sen de dene. Hangisi doğru nereden bileceğim, söyle çabuk. İşte bu [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="http://basgann.com/gideri-olmayan-yazilar-20/">&lt;p&gt;&lt;/p&gt;dısclaımer ! random sıgns ( rastlantısal işaretler )</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="http://basgann.com">Basgann</a>.</p>
]]></description>
		
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7380</post-id>	</item>
		<item>
		<title>dısclaımer ! Boş ver sen, hoş gör gelsin, aldırma</title>
		<link>http://basgann.com/gideri-olmayan-yazilar-19/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=gideri-olmayan-yazilar-19</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Basgann]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Feb 2016 10:54:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editörler]]></category>
		<category><![CDATA[rs]]></category>
		<category><![CDATA[Editör]]></category>
		<category><![CDATA[erkek]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[köşe yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[yazar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://basgann.com/?p=7241</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uyarı: Sana kolay, başkalarına zor, başkasına kolay, sana zor &#160; Ne zaman mevzu gönül işine gelse&#8230; Orada karışıyoruz. Anlayanlar var eminim de, çok karıştırmadıkları için sanırım. Hayır sen istiyorsun ki, o da sevsin seni. Üstüne, senin istediğin gibi de olsun, sana benzesin, yormasın, farklı olmasın&#8230; Emin misin sen onu sevdiğine? &#160; Hani bir his var ya. İşte o aradığında, yani seni düşündüğünde böyle bir hareket gelir dünya şenlenir ya&#8230; O ne acayip şeydir be dostum. Sonra bir umut var ki&#8230; Hani seni ayrı bir yere koymuş, da seni senin onu düşündüğün gibi düşünmüş falan&#8230; Fairy tale dediğini insanlar yazıyor başgann, anla artık. &#160; Diyelim ki, bir cafe’de barista olarak çalışıyorsun. Şahsen en sevdiğim işlerden birisi. İnsanlara kahve yapıyorsun, basitçe. Alıyorlar kahvelerini kahveden koyu olmasın bir muhabbete başlayıp, saçma sapan konular hakkında konuşuyorlar, falan filan. Uyandırıcı bir etkisi olduğu için genelde bu içeceğin, sohbetle de iyi gidiyor. Konular çok sıkıcı olduğunda bile bir yudum alırsın, oh mis. &#160; Ne var ki kahve bile artık eskisi gibi masum değil. Kahvenin insandan insana değişen etkileri de tüketim nedenleri de genlere bağlıymış. Nisan’da popüler bir haberdi. Unuttuk sandın, değil mi? Hayır dostum, başgann’lar hatırlar. &#160; Fil dedin de aklıma geldi. Üzerinde fil olan tşörtlere [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="http://basgann.com/gideri-olmayan-yazilar-19/">&lt;p&gt;&lt;/p&gt;dısclaımer ! Boş ver sen, hoş gör gelsin, aldırma</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="http://basgann.com">Basgann</a>.</p>
]]></description>
		
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7241</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Dısclaımer ! Aşkın teorik güzelliği</title>
		<link>http://basgann.com/gideri-olmayan-yazilar-36/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=gideri-olmayan-yazilar-36</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Basgann]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Feb 2016 20:30:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editörler]]></category>
		<category><![CDATA[rs]]></category>
		<category><![CDATA[Editör]]></category>
		<category><![CDATA[erkek]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[köşe yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[yazar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://basgann.com/?p=7142</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uyarı: “I love you always forever” &#160; Bilmeyen kalmamıştır, arz talep ile açıklanan bir denge haline geçiyor her hangi bir çoklu koordinasyon. Bunlardan bence en önemlisi de ilişkilerdeki. Örneğin iki insan var, çok iyi anlaşacaklar, e ya daha iyi anlaşacak bir başkası da varsa. Yarın bir gün onunla karşılaştıklarında ne olacak. Ya da hadi öyle birisi yok. Var diye varsayarsak, her ilişkinin de bin tane arızalı durumu var, çok doğal. Her birinde, ‘ah ulan sümüklü Fevziye daha iyidi’ ya da ‘acaba şu Nebile mi benim ruh ikizi’ gibi tadından yenmez düşüncelerde bulabilir insan kendini. Ne yapacaksın? Birine anlatırsan, ooh uzasın gitsin, tam magazine açık muhabbet. Anlatmayıp da içine atarsan, yok düşünmedin gibi yaparsan, bilinçdışı olur gelir karşına, en eblehinden bir problem çıkarmaya hazırsın. Bir insanın sevdiği için yapabileceği en iyi şey, bu nedenle, sevdiceğiyle iyi anlarını düşünmesi. Öyle ya hep kötüyse zaten birlikte ne işiniz var, kendinize şans verin. ‘Eskiden öyle iyidi, böyle kötü oldu’lar için de sormak isterim, ‘sen orada değil miydin.’ Her ilişki itinayla bozulabilir de korunabilir de. İşte tam da burada insanlık müthiş bir şeyi keşfetmiş! Sadakat, Türkçesi ‘loyalty’. &#160; Sadakat dediğin, aslında ikili koordinasyon. Yani, arz talep dengesi yerine, başka bir denge türü. Sevgi (lan) sevgi [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="http://basgann.com/gideri-olmayan-yazilar-36/">&lt;p&gt;&lt;/p&gt;Dısclaımer ! Aşkın teorik güzelliği</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="http://basgann.com">Basgann</a>.</p>
]]></description>
		
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7142</post-id>	</item>
		<item>
		<title>dısclaımer ! illüzyonist</title>
		<link>http://basgann.com/gideri-olmayan-yazilar-34/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=gideri-olmayan-yazilar-34</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Basgann]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Jan 2016 06:07:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editörler]]></category>
		<category><![CDATA[rs]]></category>
		<category><![CDATA[Editör]]></category>
		<category><![CDATA[erkek]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[köşe yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[yazar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://basgann.com/?p=7082</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uyarı. Uzaktan yakından bildiğin gibi değil. Yeni deyimler kazanmak çok zor olmasa gerek. Tek ihtiyacın olan kulağa rahat gelmesi. Varsayımlarımızla yakın ilişki içindeler, çok da seviyeliler. Bir tek ünlü ünsüz uyumları ara sıra tutmuyor. Bir nevi Alfred H. (Hitchcock). Yazılmamış ne çok tarih bıraktılar bize. &#160; Varsayımlarımızın belirlediği o kadar çok şey var ki. Üzerinde düşünmeyelim de kolay olsun diye öğrene geldiklerimizle kendimize bir alan çiziyoruz, istesek de istemesek de. Sembolik bir alan belki. Fakat, heyhat zaten onun içerisindeyiz. &#160; Kimilerinin ‘Rahatlık alanı’ dedikleri bir kavram var. Kendi doğrularından oluşan ve içinde yaşamanın kolay olduğu kurallar, çevre ve saire. Pek bir yeniliğe ihtiyacının olmadığını düşündüğün yer. Ancak yeniliğe karşı tavrından tanıyabilirsin bu alanı. Peki yenilik neden gerekiyor? Çünkü rahatlık alanı aslı olmayan bir yer. Değil mi Alfred H., kendi filmlerimizde görünmenin bir kaç anlamı olabilir. Cümlesine göre. &#160; Varsayımlarımızı profesyonel yöneten kişilerdir illüzyonistler. Yoksa herkes birer amatör illüzyonist. Neye inanmak istiyorsak, ona göre değişen hikayeler kurguluyor, bir de bunun en doğru gerçek olduğunu savunuyoruz. Hepsinde doğruluk derecesi değişiyor elbette. Buradan şunu anlayabilirsin, tek bir doğru varsa bile, bu seninki değil. İstesen de istemesen de, farklı düşüncelerin bambaşka güzel değerleri var. Bir illüzyonist olmak istemiyorsan, yapabileceğin eleştirmek ve değerlendirmek, farklı hikayeleri. [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="http://basgann.com/gideri-olmayan-yazilar-34/">&lt;p&gt;&lt;/p&gt;dısclaımer ! illüzyonist</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="http://basgann.com">Basgann</a>.</p>
]]></description>
		
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7082</post-id>	</item>
		<item>
		<title>dısclaımer ! 001 hayalini kur ve yap !</title>
		<link>http://basgann.com/gideri-olmayan-yazilar-39/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=gideri-olmayan-yazilar-39</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Basgann]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 Jan 2016 09:59:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editörler]]></category>
		<category><![CDATA[rs]]></category>
		<category><![CDATA[Editör]]></category>
		<category><![CDATA[erkek]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[köşe yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[yazar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://basgann.com/?p=6973</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uyarı. Bu yazı tüm başganlara. &#160; Kahramanımız, istersen sen de kendinmişsin gibi düşün, tüm karizmasına rağmen gene sağı solu dağıtıp, çıkması ayrı, kaçması ayrı zor bir dağın tepesinde, arkasında kendisine ulaşmaya çalışan gıbınla (: mahalle delikanlısından kaçarken, tek olasılığı olan bir planörün peşinden koşuyordur, uzun cümlenin kısası, yakalar, pilotla tekrar dışarı düşer, sonra da pilotsuz uçuruma seyreden planörün peşinden atlar. Önden tek kurtuluş olasılığı olan uçak, peşinden kahramanımız&#8230; Düşerler! Al sana gerçek Skyfall Adele, in yer face! Orjinal bir şey de kalmadı, döndü dolaştı, o da, hello, diye şarkı yaptı, her neyse, konuya es verdik. (‘es’ for ‘s’ for ‘stop’, #comment) &#160; Başgann kardeşim, bu dünyada kendini şu yukarıda anlattığım durumda bulduysan, yani, ‘ben niye böyle bodoslama atladım uçuruma, aha da her şey yukarı gidiyor, ben aşağı’ gibi öz değerlendirmelere girdiysen, yalnız değilsin! Tek yapman gereken, ne o öyle kütlelerin çekim yasası deyiverip, öndeki planöre yetişmen, sonra çakılmadan tekrar havalandırman! En azından Pierce Başgann, tam da bunu yapıyor anlattığım sahnede. İnanmazsan, izle bak, video. &#160; Bir planörden daha iyi uçabilmeyi bilmiyorsan atlama sakın. Gerek yok. Hayat güzel. Düşerken daha da güzel. Örneğin senin aklına sevdiceğin, arkadaşların, çok sevdiğin ilkokul öğretmenin falan gelecekse, sakın atlama. Bond dediğinde zaten izliyoruz, ne gelecek [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="http://basgann.com/gideri-olmayan-yazilar-39/">&lt;p&gt;&lt;/p&gt;dısclaımer ! 001 hayalini kur ve yap !</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="http://basgann.com">Basgann</a>.</p>
]]></description>
		
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">6973</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Disclaimer ! Olabilir mi?</title>
		<link>http://basgann.com/gideri-olmayan-yazilar-35-olabilir-mi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=gideri-olmayan-yazilar-35-olabilir-mi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Basgann]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Dec 2015 09:51:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editörler]]></category>
		<category><![CDATA[rs]]></category>
		<category><![CDATA[Editör]]></category>
		<category><![CDATA[erkek]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[köşe yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[yazar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://basgann.com/?p=6810</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uyarı: İki kişiliktir. &#160; Aynı anda birini düşünmek hem mutlu edici hem de endişe verici nasıl olabilir, diye takıldım kendi kendime. Oysa birine dair bir şeyleri kendinde bulması, de ki hayal etmesi, o his&#8230; Tanımlayamadığımız ölçüde bizim olan o his&#8230; Bir inanç var burada. Onu düşünmek hem mutlu eder, hem de onun da kendi düşünceleri olduğu gerçeği. Tekrar tekrar, farklı yerlerden başlayıp, yani birçok farklı şeyi düşünürken, varılan yerde aynı kişiyle karşılaşmak, fakat gerçekte değil de düşüncelerde. Eksik olan bir şeyler var, biliyorken özellikle, endişelenmek de gayet doğal. O seni düşünürken aynı yollardan geçiyor mu? Bunu bilemeyeceksin. Fakat onu düşünmek, seni mutlu ediyorsa, bu bile kendi içinde bir anlama sahip&#8230; Ne kadar çok şeyin değerini bilirsen o kadar iyi. Peki, endişe etmemeyi başarmalı mıyız? Daha doğrusu bu endişenin geldiği yere mi bakmalıyız? Belki de sevgi vardır orada. Büyük futbolcu Eric mesela taraftarların sevgisini kaybetme korkusunu, sevilen şeyleri kaybetme korkusu ile açıklıyor. Ne güvensiz bir 10 numara. &#160; İşin aslı, her insan farklı bir aşk yaratır. Kimine göre, birden fazla ‘aday’ ile dönen bir oyun ve onun teorisi, kimine göre ise iki karakter arasında bir dünya&#8230; Diğer’in nasıl kurguladığı o yüzden çok önemli. Birincisinde, açık pazar tezgâhlarından edinilen rekabet çalışmaları ve [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="http://basgann.com/gideri-olmayan-yazilar-35-olabilir-mi/">&lt;p&gt;&lt;/p&gt;Disclaimer ! Olabilir mi?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="http://basgann.com">Basgann</a>.</p>
]]></description>
		
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">6810</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Dısclaımer ! Hani kendine yakışanı giyecektin?</title>
		<link>http://basgann.com/gideri-olmayan-yazilar-18/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=gideri-olmayan-yazilar-18</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Basgann]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Dec 2015 10:32:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editörler]]></category>
		<category><![CDATA[rs]]></category>
		<category><![CDATA[Editör]]></category>
		<category><![CDATA[erkek]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[köşe yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[yazar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://basgann.com/?p=6442</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uyarı: R. Daha çok anlamaya çalışınca, daha akıllı olabilirsin. &#160; Sana da olur mu öyle sevgili okur? Dizüstü bilgisayardan müzik dinlerken, bir şeyler yazıyorsan, aşağıdan aşağıdan kendi müziğini yapan hoparlör sayesinde iki müzik dinlersin, inanır mısın hem de aynı anda. Birincisi senin çaldığın –artık youtube’dan bir şeyler olur, spotify’da bir başgann listesi olur, senin tercihin. İkincisi hissettiğin, var oluşun sesi tarzı bir şey. Gayet tabi bir şekilde, günlük hayatındaki kirlilik gereği, filtrelediğin pek çok güzel şey, mesela inşaat sesleri, gibi bunlar da senin için hiç var olmayabilirler. Keyfine bakarsın. &#160; Peki ya varsa? O zaman senin liste parçandaki müzik, varoluş mekaniğindeki sesiyle harmoniğiyle, uyumuyla, şusuyla ve busuyla bizim denkleme girer. İşte sevgili okur, benim için spirituellik de budur. Kimisi inanır, kimisi inanmaz. Sana dair bir konu, ki kimseleri de bu nedenle ilgilendirmez. Yeter ki sen kendine yakışanı giy. Unuttun bu sözü, araya başka gündemler girdi hep. &#160; Devir hızlı unutma devri, diyebilir biri şimdi. Bir yandan da hep geçmişte yaşıyoruz. Kendimize yalan yanlış bir gerçeklik üretiyoruz. Sonra onun üzerinden yeni şeyler. Çok takılma, carpe diem&#8230; En rahatı üzerinde durmamak mı yoksa çevrenle-kendinle barışmak mı? Üzerinde durmamayı seçerek huzura ulaşacağını düşünmek en tatlısı. Kimbilir belki de oluyordur. Her zaman her şeyi [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="http://basgann.com/gideri-olmayan-yazilar-18/">&lt;p&gt;&lt;/p&gt;Dısclaımer ! Hani kendine yakışanı giyecektin?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="http://basgann.com">Basgann</a>.</p>
]]></description>
		
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">6442</post-id>	</item>
		<item>
		<title>DISCLAIMER ! Adamı kadın adam eder (and vice versa)</title>
		<link>http://basgann.com/gideri-olmayan-yazilar-32/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=gideri-olmayan-yazilar-32</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Basgann]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 Nov 2015 16:00:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editörler]]></category>
		<category><![CDATA[rs]]></category>
		<category><![CDATA[Editör]]></category>
		<category><![CDATA[erkek]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[köşe yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[yazar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://basgann.com/?p=5890</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uyarı. Bazıları Maserati, bazıları Kezban sever. &#160; Doğrudan konuya gireceğim. Modern Türk sanatında değilse de, pop kültüründe ‘Kezban’ diye tanımlanan kadın tipi, ‘piç’ diye tanımlanan erkek tipiyle aslında aynı. İşin ilginç tarafı da, kızlı erkekli konuşmalarda ilki eleştiriliyorken ikincisi yere göğe sığmıyor. Güçlü olana duyulan hayranlıktan bahsetmeyeceğim. İnsani ilişkilerimizde seviyesi yerlerde olan nezaket de başka bir yazının konusu olabilir. &#160; Sevgili başgann, bir kadın Kezban oluyorsa, kendi kendine olmuyor. Medeni bir ülkede yetişen akranlarının aksine kız çocukları, erkek çocuklarına kıyasla daha çok baskı ile karşılaşıyor. Daha dar bir dünyada yaşadıkları yetmezmiş gibi, hem kendi duygularını bastırmak, hem de kendilerini hoş bulanları uzaklaştırmak zorundalar. Çünkü günün sonunda tüm fatura haksız yere kızlara kesiliyor. Diğer yandan erkek çocukları, duyguları karşılık bulamayıp bir de önemsenmediğinde ‘doğal olarak’ tepki gösteriyorlar. Gidip de sosyolojik bir inceleme yapamayacakları ve konuyu aile ya da öğretmenleri ile düzgün bir şekilde çözemeyecekleri için de, tepkinin nesnesi oluyor hoş buldukları kızlar. Kendini besleyen döngüyü de umarım fark ettin! &#160; Özgürlük istiyorsan, önce başkalarına vereceksin. &#160; Kendisiyle iki çift bir şey konuşulamayan kadın nasıl ki bir sohbetin arkasında yalnız tek bir amaç olduğunu düşünüyorsa, piç tabir edilen adam da aynen onu yapıyor. Bu nedenle de sıradan bir şekilde konuşma başlatmaya çalışan [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="http://basgann.com/gideri-olmayan-yazilar-32/">&lt;p&gt;&lt;/p&gt;DISCLAIMER ! Adamı kadın adam eder (and vice versa)</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="http://basgann.com">Basgann</a>.</p>
]]></description>
		
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">5890</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Dısclaımer ! Dalgalandın da durulsana bir artık</title>
		<link>http://basgann.com/gideri-olmayan-yazilar-29/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=gideri-olmayan-yazilar-29</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Basgann]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Nov 2015 09:32:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editörler]]></category>
		<category><![CDATA[rs]]></category>
		<category><![CDATA[Editör]]></category>
		<category><![CDATA[erkek]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[köşe yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[yazar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://basgann.com/?p=5826</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uyarı. Her şeyin aşırısı zarar. &#160; Değerli başgann, bir ilişkinin başında, ki Emily buna ‘bağ kurmak’ diyor ve biz ne demek ki o deyip ‘bağlantı kurmak’ diye çeviriyoruz, abartı tavırlar ve olasılıkla da beklentiler içine girip, diğer tarafı zor durumda bırakmaya bayılıyoruz. Oh, cümle bitti de, ki ikisi de ayrı yazılır, rahat ettik ne diyeceğimi unutmadan. Neyse, sen yine bildiğin gibi takıl, hatalardan ders almakta zorlanıyoruz. Niye böyle? Okulda biraz pasif olduğumuzdan galiba. Ders dediğinde sınıfta bir sıraya oturup, televizyon gibi tahtayı izliyoruz. On sene kadar! Aman bir de işin tahtaya çıkma kısmı var ki, her türlü sosyal baskıya giriş&#8230; Ondan sonra neden kimse mantıklı konuşamıyor da bu iş profesyonel hayırsız tiplere kalıyor. Ezbere yaşıyoruz mu ne. Lise demek matematik falan feşmekan üzerinde bilgi biriktirmek olduğu için de üniversite sınavıyla nice olası yeteneği de eliyoruz. Bravo, ne diyeyim. İnsana özenimiz biraz daha nitelikli olabilirdi, nicelikle kafayı bozmasaydık. Tüm Çinliler 1 sent verse zengin oluyoruz. En başarılı hayalimiz olur kendileri. &#160; Bir ilişkide iki taraf olur sevgili başgann. Sen ve sen. İkinci sen, aslında ilişkideki diğer insandır. Sen sadece kendini sevdiğinde, elbette diğer kişiden de kendi sevdiğin şekilde seni sevmesini bekliyorsun. Yine üç okuyandan ikisini kaybettik. Diyelim, senden hoşlanan senin de [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="http://basgann.com/gideri-olmayan-yazilar-29/">&lt;p&gt;&lt;/p&gt;Dısclaımer ! Dalgalandın da durulsana bir artık</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="http://basgann.com">Basgann</a>.</p>
]]></description>
		
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">5826</post-id>	</item>
		<item>
		<title>DISCLAIMER ! Her gün bayramdır, eğer istersen</title>
		<link>http://basgann.com/gideri-olmayan-yazilar-17/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=gideri-olmayan-yazilar-17</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Basgann]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Nov 2015 21:27:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editörler]]></category>
		<category><![CDATA[rs]]></category>
		<category><![CDATA[Editör]]></category>
		<category><![CDATA[erkek]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[köşe yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[yazar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://basgann.com/?p=5754</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uyarı: Neye inanıyorsan, inan ki, doğrudur senin için. Zooloji sevmeyen okumasın. &#160; Ülkemizin gençlik ve spor bayramı gününde, gittim spor yaptım. Ne zor şey, neden bıraktığımı, bir daha hatırladım. Bazı günler diğerlerinden daha iyi ya, başgann. U2 şarkısı olur kendisi. Benim bazı günlerim de bazen iyi. İnsanlara bağlı oluyor bu da genelde. Bir mesaj, bir telefon, bir sıcaklık. Kimisi için de bu böyle değil, onlar jeneratör gibi çalışıyorlar. Bal dök yala! Elbette bir jeneratöre bu kafayla gitme sen. Ağırdan al biraz. Sonra gene olan sana oluyor. O da anlıyor, biraz daha yaklaşırsan alev alacağını, gene yedin mesafeyi başgann! Kimse seni sevmiyor mu, ne olacak bu halin. İşte tam da bu nedenle, gençlik ve spor bayramı var, git spor yap biraz. Aradığın sevgili, benchpress’ten başkası değil! Kimisinin ki de rowing machine. Zaten şarkının orjinali de sweatest thing!! Some days are better güzel kardeşim. &#160; Bak dün ne yaptım. Ne güzel İzmir’den yazıyor olacaktım şimdi. Onun yerine uçağı kaçırdım. Hem de üç dakika ile neredeyse yetişiyordum. Hayaller ve gerçekler, başgann. İkisinin arası açılıyor yer yer. Benimki de şöyle gelişti. Önce biraz zor geldi gitmesi. Sonra, biraz geç çıktım evden. Sonra tarihi bir kara sinek yerleşti arabanın penceresine. Gitmiyor da gitmiyor. Ne yapıyor [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="http://basgann.com/gideri-olmayan-yazilar-17/">&lt;p&gt;&lt;/p&gt;DISCLAIMER ! Her gün bayramdır, eğer istersen</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="http://basgann.com">Basgann</a>.</p>
]]></description>
		
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">5754</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
